The Evil Within Oyun İnceleme

Uzun Yazı Okumayı Sevmeyenler

The Evil Within, oyununu inceleme aldık bu hafta sizlere. Karakterimiz ile gelen ihbar doğrultusun da bir akıl hastahanesine gidiyoruz. İçeride izlediğimiz kamera da gördüğümüz hayaletin ne olduğunu anlayamıyoruz, hayalet  bizim yanımızda belirip bizi de kaçırıyor. The Evil Within‘i oynarken filmin içerisinde gibi sinematik yapı mükemmel uyum sağlıyor.

  • Oyunun eksi yanları, CTRL basılırken bazen birinin önüne geçiyorsunuz fakat sizi görmüyor aynı olayına devam ediyor. Hikayeyi Chapter 5’te anlayabiliyorsunuz. Zaman zaman sıkıcı bir oyun oluyor.
  • Oyunun artı yanları ise,Müthiş mekanikleri var oyunun, psikolojik olarak sizi yıpratması, bossların zorluğundan aldığınız keyif.

Korku oyunlarını seven oyuncularımız için tazecik yeni fırından çıkan The Evil Within konuğumuz bu gün. Korku oyunu dediğimiz de benim asla iyi olduğum bir konu değil. Korku oyunları, korku filmleri gibi şeyler bana hiç gelmez. Bu oyunu test ederken de tek başıma test ettim. Oyun hakkında gram bir bilgim yoktu. Belli başlı hikayesini biliyordum fakat gameplay, oyun için görüntüler, olacak olaylar gibi şeyleri bilmiyordum.

Korkuya Başlayalım
Oyuna ilk girdiğim anda karakterimiz ile gelen bir ihbar sonucunda bir akıl hastahanesine doğru yola çıkmış olarak buluyoruz. Oyunun sinematik özelliği çok iyi yapılmış. Mekan geçişleri, kanlar, ölüm sahneleri gibi her şey mükemmel. The Evil Within bildiğiniz hayatta kalma oyunu. İlk başta bir çok oyuncunun yaptığı hatayı bende yaptım ve boss’a saldırdım. Ve ilk küfürümü kellemi kestiğinde söyledim. Bu bölüm de şöyle bir hata var CTRL basarak ilerlediğiniz de boss’un önüne geçtiğiniz de bile sizi görmüyor. Büyük bir eksi alıyor bu yüzden benden. Oyun biraz keşif tarzında geçiyor.

theevilwithin

Bir çok kişinin söylediği gibi bizde söyleyelim Resident Evil ‘e çok benziyor.Outlast gibi koridorlar da dolaşıyoruz falan filan bir çok oyuna benziyor. Çok uzun inceleme yapamadım fakat oyunun benim açımdan ilk izlenimi çok iyi. Sinematik etkisi beni benden aldı diyebilirim. Bir kaç sorundan biri de kamera sorunu var. Eğildiğimiz de kameranın görüş açısı yetersiz kalıyor sağı sola bakmakta zorlanıyorum.

Oyunda birde mermi sıkıntımız var. Oyun hayatta kalma oyunu olduğu için mermi olayı çok sıkıntıda. Gelen yaratıklara 3 mermi filan sıkınca içiniz acıyor. Tek atışta kafadan vurmaya çalışıyorsunuz ki buda bir yerden sonra stress yapıyor. Oyun tam olarak korku oyunu diyemem, bilinmezlik felsefesinden yola çıkarak hazırlanmış ve senaryosu onun üzerine kurulmuş bir oyun.

Çevre etkileşimi oyunda muazzam derece de yüksek. Bu oyunda önünüze geleni öldürüp çıkayım, bana bir şey olmaz demeyin çünkü bu öyle bir oyun değil. Düşmanlarınızdan saklanarak onları başka nesneler ile kandırıp farklı noktalara geçerek onları öldürmeden geçebilirsiniz. Her zaman hastahaneler de veya kapalı odalar da değil zaman zaman gün ışığına çıkıpda düşmanlarımız ile kapışıyoruz.

Oyunun benim için eksi noktaları, Enemy Alertness diye bir şey var düşmanların bizi farketme olayı. Bu korkuyu biraz düşürüyor çünkü yukarı da gösteriyor benim bir andan çıkıp korkmamı engelliyor. Mermi sıkıntısı hadi çevre etkileşimi olsun diye de yapılmış olarak düşünüyorum. Kamera olayı benim için kötü eksi bir özellikte. Hikayenin bana biraz Need For Speed’deki gibi yakalayamadığınız adamı bir sinematik ile yan yana yarışa devam etmeniz deki olay gibi geldi diyebilirim. Bu oyundaki örneğim de Boss’umuz odadaki her şeyi yıkıyor ama dolabı yıkmıyor gibi bir olay var diyebilirim.

Hikaye kısmından hiç bahsetmedim çünkü hikaye zaten geç anlıyorsunuz oyunda. Ben ancak Chapter 5’te anlayabildim ki o zaman kadar hiç bir bilgim olmadan devam ettim. Yukarıda da söylemiştim zaten bilinmezlik felsefesi konusunda işlenmiş bir konu diyerek. Spoiler vermek istemedim. En azından hikayesi için oynayabilirsiniz. Ben korku oyunu sevmiyorum ama Mobilamca için yine de bu yükü aldım inceledim. İlerleyen zamanlar da farklı oyunları da incelemeye alacağım. İncelememi istediğiniz oyun varsa yorum olarak bana yazabilirsiniz. Aşağıdaki yorum kısmından, Twitter’dan, Mobilamca Facebook sayfasından bana ulaşabilirsiniz.

Yazar Hakkında

Yiğit

Dünyanın en ciddi insanıyım. Cıvıklığı hiç sevmem. Kendi aranızla konuşmayın.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir