The Stanley Parable Oyun İnceleme

Aslında daha öncesinden keşfettiğim bir oyundu Stanley Parable fakat şu an Türkçe Yaması ile daha çok zevk aldığım bir oyun oldu. İngilizce iken biraz anlamakta zorlandığım şeyleri vardı, tam kafasını alamamıştım oyunun fakat Türkçe desteği ile birlikte oyunu tekrar oynadım ve yine mükemmel demekten başka bir şey yapamadım.

Bir oyun düşünün ki içinde ne düşmanınız var, ne yapay zeka var, ne kullanabileceğiniz silah, ne de özel gücünüz var. Hiç bir ekstra bir şey yok hatta zıplama bile yok. Sadece keşif yapıyoruz. Her yaptığınız keşifte ya oyunun farklı bir sonuna geliyorsunuz. Bazen hikaye bitiyor, bazen hikaye bitmiyor devam ediyor farklı sonlara seçeneklere götürüyor. Sizin verdiğiniz kararlara göre seçenekleriniz artıp duruyor, ne kadar seçenek artarsa bilin ki hepsinde ayrı bir son var. Şimdi size oyundan bahsedelim biraz.

Stanley Parable, hikayesi Stanley adındaki bir kişinin bilgisayar ekranın da gelen komutlara uygun düğmelere basmaktır.Gayet kolay ve mutluluk verici bir iş. Daha sonra ortaya bir problem çıkıyor ve Stanley donup kalıyor. Bu sorunu halletmek için etrafa bakınıyor fakat herhangi bir şey bulamıyor. Daha sonra diğer çalışanlara bakınmak için etrafı dolaşmaya başlıyor. İşte tam bu noktada oyun bizim elimize bırakılıyordu.1

Hikayeyi anlatan ile sizin yaptıklarınız farklı ilerlemiyor. Mesela, hikayeci “Stanley doğrudan kapıdan geçip gitti” diyor, siz etrafa bakıyorsunuz tam kapıdan çıkacakken hikayeci ” Stanley arkadaşlarını bulmak için her yere baktı ama bulamadı, ayrıca hikayenin gidişatı için de bir işe yaramadı ” gibi eş zamanlı olarak eğlenceli oluyor.

Oyunda yapmanız gereken tek şey seçim yapmak, ilk başta karşınıza çıkan 2 kapıdan hangisini seçeceğiniz daha sonra hangi kararlar vereceğiz derken oyun arap saçına dönüyor ve binlerce sonla karşılaşıyorsunuz. İlk başta ben hikayeyi anlatanı dinledim güzel bir sona geldim. Daha sonra bir dinledim bir dinlemedim. Dinlediğim de anlatıcı çok güzel konuşuyor fakat onun istemediği şeyleri yapınca değişen duyguları olsun, sinirlenmeleri olsun gerçekten hikayenin içinde hissediyorsunuz kendinizi.

Ben farklı yollar yollar deneyerek 8-9 tane sona ulaştım oyunun yapımcısı milyonlarca sonu olduğunu söylüyor. Oyunun içinde bir çok gönderme mevcut. Mesela Minecraft ve Portal gibi 2 tane çok meşhur göndermesi barındırıyor. Seçimlerinizden kaynaklanan olayları hikayeci o kadar güzel anlatıyor ki kişilik testi gibi ya da karşınızda bir düşünür konuşuyormuş derin bir mevzuda muhabbet ediyormuşuz gibi hissediyorum oyunda biraz.

Stanley Parable benim için çok özel bir oyun kıvamında. Mükemmel diyebileceğim bir oyun çünkü. Beğenmeyenler olabilir tabi ki ama şu oyun dünyasında böyle oyunlara da ihtiyacımız var. Bir çok sona eriştim fakat anlatmak istemedim yukarı sadece şunu söyleyeyim ” Aklınıza gelmeyen her zaman üçüncü bir seçenek vardır. ” Bunun sonucuna soldan giderek anlayabilirsiniz.

The End is never The End is never The End is never The End is never The End is never The End

Aşağıdaki video’da Multiplayer yayıncılarından SleeepOP ‘nin Stanley Parable oyunu oynarken çektiği gameplay var eğer izlemek isterseniz diye bıraktım. Kendisi beyin yakma oyunlarını oynamayı oldukça sever.

Yazar Hakkında

Dünyanın en ciddi insanıyım. Cıvıklığı hiç sevmem. Kendi aranızla konuşmayın.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir